BİYOLOJİK
MAYIN DEDEKTÖRLERİ: BALARILARI
Balarıları,
koku alma yetenekleri sayesinde mayın aramada kullanılacak...
Birleşmiş
Milletler raporuna göre dünyada yaklaşık 110 milyon adet patlamamış
mayın bulunuyor ve mayınlar her yıl 26.000 insanın ölümüne ya da
ya da sakat kalmasına sebep oluyor. Mayınları etkisiz hale getirmek
için öncelikle yerlerini belirlemek gerekiyor. Bu son derece tehlikeli
görev için bilimadamları alışılmadık bir aday öneriyorlar: Balarıları.
Montana
Üniversitesi araştırmacıları, kara mayınlarının yer tespitinde kullanılmak
üzere bu harika böcekleri canlı robotlar olarak hazırlıyorlar. Açık
arazide polen bulmada uzman olan bu canlılar kendilerine bu yeteneği
sağlayan mükemmel koku alma sistemlerine sahipler. Montana Üniversitesi’nden
Jerry Bromenshenk “Arıların, köpeklerin farkına varamadıkları kokuları
algılayabildiklerini biliyoruz” diyor. “Eğer bunu koklayabiliyorlarsa
onu bulmada köpeklerden daha iyi veya en az köpekler kadar iyi olacaklardır”
diye ekliyor. İki senedir sürdürülen çalışmalarda arılar gerçeği
gibi kokan taklit mayınları buluyorlar. Araştırmacılardan Colin
Henderson, arıları belli bir kokunun izini sürmeleri için eğitiyor.
Üstteki resimde arıları iki adet anti-tank mayının kokularına alıştıran
araştırmacı görülüyor.
Henderson, böceklerin mükemmele yakın şekilde iz sürdüklerini, artık
gerçek mayınlar üzerinde gerçekleştirilecek görevler için hazır
olduklarını belirtiyor.
Arıların
Koku Alma Sistemi
Arıların
koku alma organları antenlerinin üzerinde bulunur. (Böceklerin koku
alma organları insanlardaki gibi solunum delikleri içinde yer almaz.
Solunum delikleri başlarında değil vücutlarının başka bölgelerinde
bulunur.) Anteninin içine doğru beyninden gelen koklama sinirleri
uzanır. Ancak bu sinirler koku maddeleriyle doğrudan temas etmezler.
Çünkü böceklerin vücudu -antenler de dahil olmak üzere- kabuk ile
kaplıdır.
Arı
antenlerini mikroskop altına yatırdığınızda antenin üzerinde pek
çok delik görürsünüz. Beyinden gelen koklama sinirleri bu deliklerin
içinde son bulur. Ancak bu deliklerin üzeri özel bir zarla kaplıdır
ve sinir uçlarını korumaya yarar. Buna rağmen kokuyu geçirebilme
özelliğine sahiptir. Bu deliklerin arası ise incecik tüylerle kaplıdır.
Bunlar arının duyum tüyleridir .
Şüphesiz böyle bir sistemi oluşturan parçaların her biri özel bir
amaca yönelik olarak tasarlanmıştır. Antenler, koklama sinirleri
ve zarlar evrimle meydana gelmiş olamazlar. Çünkü bu parçalardan
herhangi birinin eksik olması durumunda sistem bir işe yaramayacak
ve evrimin kendi mantığına göre körelip yok olacaktır.
Arıları
mayın arama çalışmalarında öne çıkaran özellikleri sadece koku alma
sistemiyle sınırlı değildir. Arıların mayınlı bölgeye gönderilmesi,
plana uygun uçuş gerçekleştirebilmeleri de arılardaki haberleşme
sistemlerine de bağlıdır. Arılar polen kaynaklarını kovandaki arılara
mucizevi bir dansla anlatırlar. Üstelik polen kaynağının güneşin
gökyüzünde sürekli olarak değişen konumunu hesaplarlar. Böylece
besin aramaya çıkan kovandaki diğer arılar polen kaynağını sanki
kendileri keşfetmiş gibi kolayca bulurlar. Tüm bu davranışlar son
derece hassas geometrik hesaplamalara dayalıdır. Oysa düşünme yeteneğinden
yoksun olan bu canlılar söz konusu hesaplamaları yapacak matematik
bilgisine de sahip değildirler. Bu noktada arılardaki muhteşem uçuş
ve yön belirleme kabiliyetinin çok üstün bir akıl tarafından ilham
edildiği ortaya çıkar. Herşeyin Yaratıcısı olan Yüce Allah bu canlılara
neler yapacaklarlarını vahyetmiştir:
Rabbin
balarısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda
kendine evler edin. Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin
sana kolaylaştırdığı yollarda yürü-uçuver. Onların karınlarından
türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır.
Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır.
(Nahl Suresi, 68-69)
 
|