ÖLÜM - KIYAMET - CEHENNEM
Bizim, sizi boş bir amaç uğruna yarattığımızı
ve
gerçekten bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sanmıştınız?
( Müminun Suresi, 115)
-I-
ÖLÜM
De ki: "Elbette sizin kendisinden
kaçtığınız ölüm, şüphesiz sizinle karşılaşıp-buluşacaktır. Sonra
gaybı da, müşahede edilebileni de bilen (Allah)'a döndürüleceksiniz;
O da size yaptıklarınızı haber verecektir."(Cuma Suresi, 8)
Ölüm sizi her an yakalayabilir.
Kimbilir o an, belki de şu andır ya da size çok
yaklaşmıştır.
Belki de bu satırlar ahlakınızı yeniden düşünmeniz
için ölümünüzden önce size tanınmış son bir fırsat, son bir hatırlatma,
son bir uyarıdır. Siz bu satırları okurken bir saat sonra hayatta
kalacağınızdan emin olamazsınız. Bir saat sonra hayatta olsanız
bir sonraki saate erişeceğinizin hiçbir garantisi yoktur. Saat değil
bir dakika, hatta bir saniye sonra bile hayatta olacağınız kesin
değildir. Bu kitabı sonuna kadar okuyup bitireceğinizin de hiçbir
garantisi yoktur. Ölüm size, büyük bir ihtimalle, bir dakika öncesinde
ölmeyi hiç aklınızdan geçirmediğiniz bir anda gelecektir.
Mutlaka öleceksiniz, tüm sevdikleriniz de ölecek,
sizden önce ya da sonra mutlaka ölecekler. Bundan 100 sene sonra
dünya üzerinde sizin tanıdığınız hiçbir canlı insan kalmayacak.
Her insanın, kendi hayatı hakkında bitmek tükenmek
bilmeyen planları vardır. Liseyi bitirmek, üniversiteye girebilmek,
mezun olmak, iş sahibi olmak, ev sahibi olmak, evlenip çoluk çocuk
sahibi olmak, çocuğunu büyütmek, emekli olmak, huzurlu bir hayata
kavuşmak gibi... Bunlar bu planların en genel ve en sıradan olanlarındandır.
Bunların dışında, herkesin, kendi içinde bulunduğu durum ve şartlara
göre daha binlerce konuda çok kapsamlı plan ve tasarıları vardır.
Oysa bu planların hiçbirinin gerçekleşeceği kesin
değildir. Buna karşın ölüm, yüzde yüz gerçekleşecektir.
Yıllarca çalışıp çabalayıp üniversiteye giren bir
öğrenci okuluna giderken ölür. Ya da yeni işe giren bir kişi işine
giderken veya evlenenler düğünden dönerken ani bir trafik kazası
sonucunda ölürler. Başarılı bir iş adamı ise, işlerini çabuk halledebilmek,
gideceği yere daha çabuk ulaşıp vakit kazanmak ve daha çok şeyler
yapabilmek için uçak yolculuğunu tercih eder. Fakat uçak kaza yapar,
yere düşer. Orada hayatı hiç düşünmediği şekilde son bulur.
Bütün planlar boşa gitmiştir. Geriye kalan planlarını
gerçekleştiremeden, bir daha asla tamamlanmayacak bir şekilde yarıda
bırakarak, dönüşü olmayan bir yere giderek ölürler... Oysa o gittikleri
yer için hazırladıkları hiçbir planları yoktur. Gerçekleştiremeyecekleri
planları yıllarca en ince ayrıntısına kadar düşünmüşlerdir, ama
gerçekleşeceği kesin olan ölüm hakkında hiçbir şey düşünmemişlerdir
bile.
Peki akla ve bilince sahip bir insan hangisine
öncelik vermelidir? Gerçekleşeceği kesin olan hakkında mı, yoksa
olmayan hakkında mı plan kurmalıdır? İnsanların çoğu, kesin olmayana
önem verirler. Hayatın hangi safhasında olursa olsun bütün planlarını,
gelecekte daha iyi ve daha mükemmel bir hayata kavuşabilmek için
yaparlar.
Eğer insan ölümsüz olsaydı, bu davranış gerçekten
de mantıklı olacaktı. Fakat bütün planlar, ölüm denen mutlak sona
mahkumdur. Bu nedenle, kesin olan ölümü bırakıp kesin olmayanları
önemsemek, kesinlikle akıl dışıdır.
Ama insanlar, kafalarını esir almış olan garip
bir büyü nedeniyle bir türlü bu açık gerçeği fark edemezler.
Böyle olunca, ölümle birlikte başlayacak olan gerçek
hayatlarını da tanımazlar. Ahiretlerine yönelik bir hazırlık yapmazlar.
Diriltildiklerinde ise, kendileri için özel yaratılmış olan cehennemden
başka bir yere gitmezler.
Bu broşür, insana düşünmek istemediği gerçekleri
düşündürmek ve hızla yaklaşan büyük olayı haber vermek için yazılmıştır...
Bu büyük olay, kesindir.
Dolayısıyla, düşünmekten kaçmak, hiçbir şekilde
çözüm değildir.
|